Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, “görevi kötüye kullanma” ile “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamalarıyla gözaltına alındı. Bu gelişme, kayıp dosyasının seyrini tamamen değiştirebilecek nitelikte.
Gülistan Doku’nun şüpheli kaybıyla ilgili uzun süredir devam eden soruşturma, yeni deliller ve iddialar ışığında önemli bir dönemece girdi. Geçtiğimiz aylarda tekrar açılan ve yeni bir bilirkişi atanmasıyla hız kazanan dosya kapsamında, kamu görevlilerinin olayla ilgili potansiyel ihmal ve kasıtlı davranışları mercek altına alındı. Bu soruşturma sonucunda, eski Vali Sonel ve eski Başhekim Özdemir hakkında gözaltı kararı verildi.
Gülistan Doku Dosyası Yeniden Açıldı: Neler Yaşandı?
Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kent merkezinde görüldükten sonra sırra kadem bastı. Doku’nun en son, erkek arkadaşı olduğu iddia edilen Zaynal Abarakov’un evinden ayrılırken güvenlik kameralarına yansıması, olayın temel şüphesi haline geldi. Ailesinin tüm çabalarına rağmen Doku’dan bir iz bulunamadı. Aile, soruşturmanın yavaş ilerlemesi ve dosyanın kapatılma riskiyle karşı karşıya kalması üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.
Soruşturma, 12 Eylül 2022’de zaman aşımına üç gün kala yeniden açıldı ve dosyaya yeni bir bilirkişi atandı. Bu süreçte, olayla ilgili yeni bulgular ve tanık ifadeleri değerlendirilmeye başlandı. Özellikle kamu görevlilerinin “delillerin karartılması” yönündeki şüpheler üzerine savcılık, dönemin Vali Tuncay Sonel ve Başhekim Çağdaş Özdemir hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Savcılık, kayıp olayından sonra bazı “ihmal ve kasıtlı davranışlar” tespit edildiğini ve bu durumun dosyanın seyrini değiştirecek önemde olduğunu belirtti.
Eski Vali Tuncay Sonel Hakkındaki Suçlamalar
Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili delillerin toplanmasını engellediği iddia ediliyor. Öne çıkan iddialar arasında şunlar bulunuyor:
- Doku’nun kaybolmasından yaklaşık 50 gün sonra Tunceli’ye atanan yeni Cumhuriyet Başsavcısı’na verdiği brifingde, olayı “sıradan bir intihar” vakası gibi sunarak dosyanın kapatılmasını önerdiği.
- Şüpheli Zaynal Abarakov’un cep telefonunun incelenmesini engellediği ve savcılığın talebine rağmen telefonu teslim etmesi konusunda direndiği.
- Abarakov’un savcılığa çağrılmadan ifadesinin alınmasını engellemeye çalıştığı.
Bu iddialar, Sonel’in görevinin başında olduğu dönemde soruşturmanın sağlıklı ilerlemesini engellediği şüphelerini güçlendiriyor.
Eski Başhekim Çağdaş Özdemir Hakkındaki Suçlamalar
Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir ise, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün ve sonrasındaki hastane kayıtları ile ilgili iddialarla karşı karşıya. Özdemir hakkında, olayla ilgili hastane raporlarını gizlediği veya yanlış bilgi verdiği yönünde suçlamalar bulunuyor. Özellikle Doku’nun hastaneye gelip gelmediği, geldiyse durumuyla ilgili bilgileri sakladığı iddia ediliyor. Bu durumun, Doku’nun kaybolmasından önceki veya sonraki sağlık durumuyla ilgili önemli bilgilerin gizlenmiş olabileceği şüphesini doğurduğu belirtiliyor.
Soruşturmada, Zaynal Abarakov’un babasının emniyet mensubu olması da delillerin karartılması iddialarını güçlendiren bir faktör olarak değerlendiriliyor. Hatırlanacağı üzere, Zaynal Abarakov da 13 Aralık 2023 tarihinde tutuklanmıştı.
Eski Vali ve eski Başhekimin gözaltına alınması, Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir sayfa açarken, olayın aydınlatılmasına yönelik umutları artırdı. Gözaltı süresinin ardından şüphelilerin savcılığa sevk edilmesi ve yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.
