Yüksek karlı “gizli fon” vaadiyle futbol ve iş dünyasının tanınmış isimlerini dolandırdığı iddia edilen eski banka müdürü Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 6 ay hapis cezası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu. İstinaf Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin eksiklikler tespit ederek davanın yeniden görülmesine hükmetti. Bu karar, Erzan ve diğer sanıkların kaderini belirleyecek yeni bir yargılama sürecini başlatmış oldu.
Milyonlarca doları bulan dolandırıcılık iddialarıyla kamuoyunun gündemine oturan “Fatih Terim Fonu” davasında, beklenen İstinaf Mahkemesi kararı çıktı. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11 Nisan 2024 tarihinde Seçil Erzan’a zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından verdiği hapis cezası, Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından birçok kritik noktada hatalı bulunarak bozuldu. Karar ile dosya, yeniden ilk derece mahkemesine gönderildi ve dava, tüm yönleriyle bir kez daha değerlendirilecek.
İstinaf Mahkemesi Kararı Ne Anlama Geliyor?
İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararı, alt mahkemenin verdiği kararın hukuki açıdan yeterli ve doğru bulunmadığı anlamına geliyor. Bu durumda, hüküm tamamen ortadan kalkar ve dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine geri döner. Mahkeme, İstinaf’ın belirlediği eksiklikleri gidererek yeniden yargılama yapmak zorunda kalır. Seçil Erzan’ın aldığı 102 yıl 6 ay hapis cezası da bu bozma kararıyla birlikte geçersiz sayılmış, ancak Erzan’ın yargılanmaya devam edeceği hükmü pekişmiştir.
Peki Neden Bozma Kararı Verildi?
Hukuki Gerekçeler ve Tespit Edilen Eksiklikler
İstinaf Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararında birden fazla usul ve esasa ilişkin hata ve eksiklik tespit etti. Bu eksiklikler, davanın adil ve hukuka uygun bir şekilde sonuçlanabilmesi için yeniden ele alınmasını zorunlu kıldı. İşte bozma kararının arkasındaki başlıca hukuki gerekçeler:
- Suç Vasıf Tayininde Hata İhtimali: Mahkeme, Seçil Erzan’ın eylemlerinin “zimmet” mi yoksa “nitelikli dolandırıcılık” mı olduğu konusunda yeterli değerlendirme yapılmadığını belirtti. Özellikle banka çalışanının zimmet suçunu işleyebilmesi için fiilin bankacılık faaliyetleri kapsamında gerçekleşmiş olması gerektiği, ancak bu olayda fona para yatıranların bankacılık ürünlerinden ziyade yüksek kazanç vaadiyle kandırıldıkları yönünde güçlü iddialar olduğu vurgulandı.
- Özel Belgede Sahtecilik ve Zimmet Suçlarının Ayrımı: Kararda, özel belgede sahtecilik ve zimmet suçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, her suçun kendi özel koşulları çerçevesinde incelenmeden birleştirilmesinin hatalı olduğu ifade edildi.
- Zarar Miktarlarının Eksik Hesaplanması: Bazı müştekilerin (mağdurların) zarar miktarlarının tam ve doğru olarak hesaplanmadığı, bu durumun ceza miktarını da etkileyebileceği belirtildi.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Koşulları: Bazı sanıklar hakkında HAGB koşullarının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edildiği veya yanlış değerlendirildiği saptandı.
- Katılan Sıfatı ve Zararın Tazmini: Mahkeme, bazı müştekilerin zararının, katılan sıfatını almayan kişilerden tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu kişilerin davada taraf olarak yer almadığı sürece onlardan tazminat talep edilemeyeceğini belirtti.
“Yüksek Karlı Gizli Fon” Vurgununun Arka Planı
Seçil Erzan davası, eski banka müdürü Erzan’ın, Fatih Terim’in adını kullanarak yüksek karlı ve gizli bir fona yatırım yapma vaadiyle birçok ünlü futbolcu ve iş insanını ikna etmesiyle başladı. Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Fatih Terim’in damadı Volkan Bahçekapılı gibi isimlerin de aralarında bulunduğu mağdurlardan, toplamda yaklaşık 44 milyon dolar ve 15 milyon Türk Lirası civarında para toplandığı iddia ediliyordu. Erzan, bu paraların “özel ve gizli bir banka fonu”nda değerlendirileceğini ve kısa sürede yüksek kazançlar elde edileceğini belirtiyordu.
Davada Kimler Etkilendi?
Dava, özellikle spor dünyasının yakından tanıdığı isimleri mağdur ettiği iddialarıyla büyük yankı uyandırdı. Mağdurlar arasında:
- Arda Turan (eski futbolcu)
- Emre Belözoğlu (eski futbolcu, teknik direktör)
- Fernando Muslera (Galatasaray’ın kalecisi)
- Volkan Bahçekapılı (Fatih Terim’in damadı)
- Diğer iş insanları ve spor dünyasından isimler
bulunmaktadır. Bu isimlerin yüksek meblağlarda paralarını Seçil Erzan’a emanet ettikleri ve vaat edilen kazançları alamadıkları belirtilmiştir.
Bundan Sonra Süreç Nasıl İşleyecek?
İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararı sonrası dosya, yeniden İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri dönecek. İlk derece mahkemesi, İstinaf’ın belirlediği eksiklikleri gidermek ve gerekirse ek deliller toplamak, tanıkları yeniden dinlemek veya farklı hukuki değerlendirmeler yapmak suretiyle davayı baştan sona yeniden ele alacak. Bu süreç, davanın uzamasına neden olacak ve sanık Seçil Erzan ile diğer sanıkların akıbeti, yeni yargılamanın sonucunda netleşecek.

