ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılmaması halinde Tahran için “çok kötü bir gün” olacağı uyarısında bulundu. Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, selefi Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı bir kez daha “berbat” olarak nitelendirerek, yeni ve kapsamlı bir anlaşmanın gerekliliğine vurgu yaptı.
Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasındaki gerilimin son dönemde arttığı bir süreçte geldi. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilerek İran’a yönelik ekonomik yaptırımları yeniden uygulamaya başlaması, iki ülke arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirmişti. Trump, İran’a yönelik baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olarak bu sert mesajı verdi.
Trump’ın Sert Mesajları ve Nükleer Anlaşmaya Eleştirileri
ABD Başkanı, İran’ın mevcut durumuyla ilgili net bir tablo çizerek, eğer bir anlaşma yapılmazsa Tahran yönetiminin büyük zorluklarla karşılaşacağını belirtti. “Eğer bir anlaşma yapmazsak onlar için çok kötü bir gün olacak” ifadelerini kullanan Trump, bu sözleriyle diplomatik çözüm yollarının tıkanması halinde İran’ı bekleyen olumsuz senaryoya işaret etti.
Trump, önceki dönemde imzalanan ve uluslararası kamuoyunda “Ortak Kapsamlı Eylem Planı” (JCPOA) olarak bilinen İran nükleer anlaşmasını şu sözlerle eleştirdi:
- “Berbat Bir Anlaşmaydı”: Trump, anlaşmanın İran’ın nükleer silah geliştirmesini engelleyici olmadığını savundu.
- “Terör Finansmanına Yol Açtı”: Anlaşma kapsamında kaldırılan yaptırımların, İran’ın dünyanın her yerinden terör faaliyetlerini finanse etmesine olanak sağladığını iddia etti.
- “Nükleer Silah Geliştirme İzni”: Mevcut anlaşmanın belirli bir sürenin sonunda İran’a nükleer silah geliştirme izni verdiğini öne sürdü.
Yeni Bir Anlaşma Vizyonu: Gerçek Bir Anlaşma Nedir?
Donald Trump, mevcut anlaşmayı “sahte” olarak nitelendirirken, İran ile “gerçek bir anlaşma” yapmak istediğini yineledi. Ancak bu “gerçek anlaşmanın” tam olarak neleri içereceği veya hangi koşullar altında sağlanabileceğine dair detay vermedi. Trump yönetimi, yeni bir anlaşmanın İran’ın balistik füze programını, bölgesel vekâlet savaşlarını finanse etmesini ve nükleer silah geliştirmesini kalıcı olarak engellemesi gerektiğini savunuyor.
Uluslararası arenada büyük tartışmalara yol açan İran nükleer anlaşması, 2015 yılında P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya ve Almanya) ile İran arasında imzalanmıştı. Anlaşma, İran’ın nükleer programını kısıtlaması karşılığında uluslararası yaptırımların hafifletilmesini öngörüyordu. Ancak Trump’ın 2018’de ABD’yi tek taraflı olarak anlaşmadan çekmesiyle krize girmişti.
Trump’ın Uyarıları Ne Anlama Geliyor?
Trump’ın bu sert çıkışları, İran üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıyı artırma stratejisinin devamı niteliğindedir. Washington, Tahran’ı müzakere masasına oturmaya ve nükleer programı ile bölgesel faaliyetleri hakkında daha kapsamlı bir anlaşma yapmaya zorlamayı hedefliyor. Ancak İran, ABD’nin anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya başlaması nedeniyle herhangi bir yeni müzakereye sıcak bakmadığını defalarca dile getirmişti.
Bölgedeki tansiyonun artması, özellikle Ortadoğu’da istikrarsızlık endişelerini yükseltirken, uluslararası toplum da tarafları itidale ve diplomatik çözüme davet ediyor. Trump’ın son uyarıları, bu karmaşık jeopolitik denklemin geleceği hakkında yeni spekülasyonlara yol açtı.

