Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürütülen yeniden inşa ve ihya çalışmalarının ölçeğini açıkladı. Bakan Kurum, afet bölgesinde adeta bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı, yeni şehirler ve konutlarla yeniden ayağa kaldırdıklarını vurguladı. Bu devasa operasyon kapsamında, yüz binlerce konutun yapımına başlandığı ve rekor sürede moloz kaldırma işlemlerinin tamamlandığı belirtildi.
Bakan Kurum’un açıklamaları, Türkiye’nin son yüzyılının en büyük doğal afetlerinden birinin yaralarını sarma konusundaki kararlılığını ve ulaştığı noktayı gözler önüne seriyor. Depremin etkilediği 11 ilde yürütülen çalışmalar, hem hızı hem de kapsamıyla dikkat çekiyor.
Kimler Etkilendi ve Ne Yapıldı?
Afetin Boyutu ve İlk Müdahale
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ilimizi derinden etkileyen depremlerde, yaklaşık 200 bin binada bulunan 680 bin bağımsız bölüm ağır hasarlı, yıkık veya acil yıkılması gereken statüye girdi. Bu büyük yıkımın ardından devlet tüm imkanlarını seferber ederek afet bölgesine hızla müdahale etti. İlk etapta enkaz kaldırma çalışmaları büyük bir titizlikle yürütüldü.
Enkaz Kaldırma ve Arazi Hazırlığı
Bakan Kurum’un verdiği bilgilere göre, deprem sonrası yaklaşık 6,5 – 7 ay gibi kısa bir sürede 190 milyon ton enkaz kaldırıldı. Bu miktar, günde yaklaşık bin adet yüksek katlı binanın enkazının kaldırılmasına eşdeğer devasa bir operasyon anlamına geliyor. Enkaz kaldırma sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, bilimsel zemin etütleri yapılarak yeni yerleşim yerlerinin belirlenmesine geçildi. Afet bölgesindeki yeni şehirler için 110 milyon metrekare rezerv alan tespit edildi.
Yeniden İnşa Süreci ve Yeni Şehirler
Depremden etkilenen vatandaşların kalıcı konut ihtiyaçlarını karşılamak üzere başlatılan inşa süreci hızla ilerliyor. Bakan Kurum, şu ana kadar 180 bin bağımsız bölümün ihalesinin yapıldığını ve inşaat çalışmalarına başlandığını belirtti. Bu çalışmaların hızla tamamlanmasıyla birlikte, ilk bir yıl içinde toplam 319 bin konutun teslim edilmesi hedefleniyor.
- Yatay Mimari: Yeni şehirler, depreme dayanıklı, çevre dostu ve geleneksel mimariden esinlenen yatay mimari anlayışıyla inşa ediliyor.
- Yerel Malzemeler: İnşaatlarda mümkün olduğunca yerel malzemelerin kullanılmasına özen gösteriliyor.
- Afetlere Dirençli: Gelecekteki afet riskleri göz önünde bulundurularak, en sağlam zeminlerde ve en ileri teknoloji kullanılarak, afetlere dirençli yapılar kuruluyor.
- Yeşil Alanlar: Yeni yerleşim yerlerinde sosyal donatılar, parklar ve yeşil alanlara geniş yer veriliyor.
Bakan Kurum, bu yeniden inşa projesinin sadece konut yapımından ibaret olmadığını, aynı zamanda “Türkiye Yüzyılı’na yakışır yeni şehirler” inşa etme vizyonunu taşıdığını vurguladı. Bu vizyon çerçevesinde, yaklaşık 1,5 trilyon TL’lik bir yatırımın hayata geçirileceği öngörülüyor.
Gelecek Vizyonu: Kentsel Dönüşüm Hedefleri
Türkiye’nin deprem kuşağında bulunması nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmaları da büyük önem taşıyor. Bakan Kurum, ülke genelinde 5 milyon riskli yapının dönüştürülmesi hedefinin olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için çalışmaların hızlandırılacağını ifade etti. Özellikle İstanbul’da 600 bin konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekerek, bu konudaki aciliyeti bir kez daha gündeme getirdi.
Kentsel dönüşümün sadece binaları değil, şehirlerin sosyal dokusunu ve altyapısını da yenileyecek kapsamlı bir süreç olduğu belirtildi. Bu sayede, Türkiye’nin her köşesinde daha güvenli, yaşanabilir ve dirençli şehirler inşa edilmesi amaçlanıyor.
Bakan Kurum: “Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden ayağa kaldırdık”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un bu ifadesi, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarının ne denli büyük bir ölçeğe ulaştığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. 11 ilde yapılan devasa inşaat ve ihya faaliyetleri, kaldırılan milyonlarca ton enkaz, başlanan yüz binlerce konutun yapımı ve yeni şehirlerin kuruluş vizyonu, gerçekten de bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki bir coğrafyanın yeniden ayağa kaldırılması çabasını temsil etmektedir.

