Balıkesir’in Gönen ilçesi açıklarında meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem, bölge halkında kısa süreli paniğe neden olurken, sarsıntının ardından deprem uzmanlarından ilk açıklamalar geldi. Jeolog Şener Üşümezsoy, yaşananları “rutin depremler” olarak nitelendirerek büyük bir endişe taşımadığını belirtti. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ise, depremin gerçekleştiği fay hattının tarihsel önemine dikkat çekerek bölgenin izlenmesi gerektiğini vurguladı. Deprem, İstanbul, İzmir, Çanakkale ve Bursa gibi çevre illerden de hissedildi.
Depremin Merkez Üssü ve Etkisi
Marmara Denizi’nde, Balıkesir’in Gönen ilçesine bağlı Sarıköy’ün 10.99 km kuzey-kuzeybatısında sabah 08:34’te gerçekleşen depremin derinliği 10 km olarak ölçüldü. Kandilli Rasathanesi ve AFAD verilerine göre 5.1 büyüklüğündeki bu sarsıntı, özellikle Balıkesir ve çevresinde belirgin bir şekilde hissedildi. Bölge halkı, sarsıntıyla birlikte kısa süreli bir endişe yaşasa da, ilk belirlemelere göre ciddi bir can veya mal kaybı bildirilmedi.
Şener Üşümezsoy: “Bunlar Rutin Depremlerdir”
Jeolog Şener Üşümezsoy, Balıkesir’deki depreme ilişkin yaptığı ilk değerlendirmede rahatlatıcı bir mesaj verdi. Üşümezsoy’a göre, bölgede yaşanan bu tür sarsıntılar olağanüstü değil, aksine Balıkesir’in sismik yapısı göz önüne alındığında “rutin depremler” olarak kabul edilmelidir. Üşümezsoy, depremin özellikle Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ile doğrudan bir bağlantısı olmadığını vurguladı:
- Fay Hattı: Depremin Edremit Körfezi’nin kuzeyinde, Marmara Denizi’ndeki Edremit rifti ile ilişkili olduğunu, Bursa-Manyas rifti veya Marmara rift sistemi üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Bu, ana Kuzey Anadolu Fayı’ndan farklı bir sistemdir.
- İstanbul Riskine Etkisi: Üşümezsoy, bu depremin İstanbul’u etkileyecek ana fay hattı üzerinde bir baskı oluşturmadığını veya onu tetikleme potansiyeli taşımadığını ifade etti.
- Tarihsel Bağlam: Bölgede 2017’de Çanakkale Ayvacık’ta ve 2019’da Manisa Akhisar’da benzer büyüklükte depremler yaşandığını hatırlatan Üşümezsoy, bu depremlerin de ana fay hatlarından bağımsız olduğunu ve daha büyük bir olayı tetiklemediğini söyledi. “Bunlar olağan depremlerdir” diyerek genel bir rahatlama mesajı verdi.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir’den Farklı Bir Bakış: Yenice-Gönen Fayı
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ise, depremin gerçekleştiği fay hattına dair farklı bir perspektif sundu. Sözbilir, sarsıntının Gönen-Sarıköy Fayı üzerinde meydana geldiğini ve bu fay hattının tarihsel öneme sahip Yenice-Gönen Fayı ile bağlantılı olduğunu belirtti.
- Tarihsel Önem: Prof. Dr. Sözbilir, 1953 yılında 7.2 büyüklüğünde yıkıcı bir depreme neden olan Yenice-Gönen Fayı’nın sismik açıdan çok önemli bir bölge olduğunu vurguladı. Bu fay hattı, Çan’dan Manyas Gölü’ne kadar uzanarak Gönen ve Sarıköy’den geçmektedir.
- Öncü Deprem İhtimali: Güncel depremin, Yenice-Gönen Fayı üzerinde yaşanabilecek daha büyük bir depremin öncüsü olabileceği ihtimaline dikkat çeken Sözbilir, “Bu bölgenin mutlaka gözlemlenmesi gerekiyor” uyarısında bulundu. Bu açıklama, Üşümezsoy’un “rutin” yorumundan farklı olarak bölgenin aktif izlenmesi gerektiğini işaret ediyor.
Sonuç
Balıkesir’de meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem, bölgenin sismik aktivitesinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar genel olarak büyük bir tehlike görmese de, özellikle Prof. Dr. Hasan Sözbilir’in Yenice-Gönen Fayı üzerindeki uyarısı, bölgedeki sismik hareketliliğin yakından takip edilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
