Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında, davanın seyrini değiştirecek kritik bir gelişme yaşandı. Genç kızın ailesinin avukatı Ali Çimen, Doku’nun sosyal medya, bulut ve telefon yedekleme hesaplarındaki tüm verilerin silindiğini açıkladı. Bu durum, kayıp dosyasındaki delil karartma iddialarını güçlendirirken, Türkiye’de bir kayıp şahıs dosyasında dijital verilerin bu denli kapsamlı bir şekilde silindiğinin tespit edildiği ilk örnek olmasıyla da dikkat çekiyor.
Avukat Çimen’in açıklamalarına göre, Doku’nun Instagram, Twitter, Google Drive gibi platformlardaki hesapları ile telefon yedeklemelerine ait tüm dijital izler, kayboluşundan sonraki süreçte bilinçli olarak yok edilmiş. Bu verilerin silinmesinin, soruşturmayı karmaşık hale getirdiği ve gerçeğe ulaşmayı zorlaştırdığı belirtiliyor.
Veriler Nasıl ve Ne Zaman Silindi?
Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından, ailenin ve avukatların ısrarlı takibiyle dijital hesaplarına yönelik incelemeler başlatıldı. Adli bilişim uzmanları tarafından hazırlanan raporlar, Doku’nun kişisel dijital ayak izlerinin sistematik bir şekilde ortadan kaldırıldığını ortaya koydu. Bu silme işlemleri, Doku’nun kayboluşuyla aynı döneme denk gelmesiyle şüpheleri artırıyor. Avukat Çimen, bu durumun “bilerek ve isteyerek” yapıldığına dikkat çekerek, bu eylemin arkasında kasıtlı bir amaç olduğunu vurguluyor.
Dijital Delillerin Silinmesinin Hukuki Boyutu ve Önemi
Dijital verilerin silinmesi, özellikle ceza soruşturmalarında delilleri karartma suçu kapsamında değerlendirilebilecek önemli bir eylemdir. Gülistan Doku davasında bu durumun tespit edilmesi, soruşturmanın yönünü değiştirebilecek ve yeni şüphelilere ulaşılmasına yardımcı olabilecek niteliktedir. Türkiye’de bir kayıp şahıs dosyasında bu çapta bir dijital delil karartmanın ilk kez bu kadar net bir şekilde belgelenmesi, adli bilişim alanındaki yetersizlikleri ve gelecekteki benzer olaylarda alınması gereken önlemleri de gündeme getiriyor.
Zeynep Yokuş ve Şok Edici İddia
Davanın ana şüphelilerinden biri olan ve halen firari durumda bulunan Zaynep Yokuş ile ilgili de çarpıcı iddialar yeniden gündeme geldi. Avukat Ali Çimen, Zaynep Yokuş’un, Gülistan Doku’nun arkadaşı Dilan T. ile yaptığı bir telefon görüşmesinde, “Bana ne yaptılarsa kabul ederim” dediğini iddia etti. Bu ifade, hem Doku’ya yapıldığı düşünülen eylemlere dair bir itiraf niteliği taşıması hem de Zaynep Yokuş’un davadaki rolünü daha da derinleştirmesi açısından büyük önem taşıyor.
- Kim: Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku.
- Ne: Sosyal medya (Instagram, Twitter), bulut (Google Drive) ve telefon yedekleme hesaplarındaki tüm dijital verilerin silinmesi.
- Ne Zaman: 5 Ocak 2020’deki kayboluşundan sonraki süreçte.
- Nerede: Dersim’deki soruşturma kapsamında.
- Neden: Delilleri karartma ve soruşturmayı engelleme şüphesiyle.
- Nasıl: Adli bilişim uzmanlarının raporlarıyla tespit edilen, “bilinçli ve kasıtlı” bir eylem olarak.
Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu yeni gelişmeler ışığında soruşturmayı nasıl derinleştireceği merakla bekleniyor. Aile ve avukatlar, dijital verilerin silinmesinden sorumlu olanların tespit edilerek adalete teslim edilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtiyor.

