İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in son açıklamaları, Gazze’deki İsrail-Hamas çatışması ekseninde zaten yüksek olan bölgesel tansiyonu daha da tırmandırırken, İran’ın tutumu hakkındaki önceki kafa karışıklıklarını da netleştirdi. Hamaney, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirerek Filistin direnişine desteğini açıkça yineledi ve İsrail’in askeri ve istihbarat alanında “telafi edilemez bir yenilgi” aldığını savundu. Bu ifadeler, özellikle İran’ın 7 Ekim saldırılarındaki doğrudan rolü konusundaki spekülasyonların ardından gelmesiyle dikkat çekiyor.
Hamaney, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İran’ın Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarına doğrudan müdahil olmadığını belirtmiş, ancak Filistin direnişini desteklediğini dile getirmişti. Bu duruş, bazı yorumcular tarafından “İran geri adım mı atıyor?” şeklinde yorumlanarak kafa karışıklığına yol açmıştı. Ancak Dini Lider’in X (eski adıyla Twitter) platformundan yaptığı son paylaşım ve ardından gelen konuşması, Tahran’ın politik hattının değişmediğini ve Filistin direnişine verdiği güçlü desteğin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koydu. Bu yeni mesajlar, bölgedeki gerilimi doğrudan yükseltme potansiyeli taşıyor.
Ne Söylendi?
Ayetullah Ali Hamaney, hem sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım hem de öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada İsrail’e yönelik çok sert ifadeler kullandı. İşte ana hatlarıyla söyledikleri:
- Filistin Direnişine Destek: Hamaney, “İslam dünyasının ve tüm özgür insanların” Filistin direnişini desteklemesinin bir görev olduğunu vurguladı. Hamas’ı ve diğer Filistinli grupları “direniş” olarak tanımladı.
- İsrail’i “Soykırım” ile Suçlama: İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarını “soykırım” olarak niteledi ve bu eylemlerin derhal durdurulması çağrısında bulundu.
- İsrail’in Başarısızlığı: 7 Ekim saldırılarının İsrail için “telafi edilemez bir yenilgi” olduğunu iddia etti. Bu yenilginin sadece askeri veya istihbarat alanında olmadığını, aynı zamanda İsrail’in imajına ve “siyasi felsefesine” de darbe vurduğunu belirtti.
- Normalleşme Anlaşmaları Eleştirisi: İslam ülkeleri arasında İsrail ile “ilişkileri normalleştirme” çabalarını şiddetle eleştirdi. Bu tür anlaşmaların “yanlış ve hatalı” olduğunu, Filistin meselesine hiçbir fayda sağlamayacağını savundu.
Kim Söyledi ve Ne Zaman?
Bu açıklamalar, İran’ın en üst düzey lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından yapıldı. İlk olarak 17 Ekim Salı günü sosyal medya platformu X üzerinden bir paylaşım yaparak dikkatleri çekti. Ardından, 18 Ekim Çarşamba günü öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada bu söylemlerini daha da detaylandırdı ve pekiştirdi. Bu zamanlama, Gazze’deki çatışmaların yoğunlaştığı ve bölgesel gerilimin pik noktasına ulaştığı bir döneme denk geldi.
Neden Önemli ve Etkileri Nasıl Olabilir?
Hamaney’in bu denli sert ve net ifadeler kullanması, İran’ın Gazze krizindeki pozisyonunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor. Daha önceki “doğrudan müdahil değiliz” açıklamasıyla oluşan kafa karışıklığını gidererek, ülkesinin Filistin direnişine ideolojik ve siyasi desteğinin tam olduğunu bir kez daha ilan etti.
Bu açıklamalar, bölgedeki tansiyonu artırma potansiyeli taşıyor:
- İran’ın Desteğinin Sinyali: Hamas ve Hizbullah gibi İran destekli gruplara açık bir moral ve siyasi destek mesajı veriyor. Bu, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırabilir.
- Uluslararası Tepkiler: İsrail ve Batılı ülkeler tarafından sert tepkiyle karşılanması bekleniyor. Hamaney’in “soykırım” ve “yenilgi” iddiaları, diplomatik gerilimi tırmandıracaktır.
- Normalleşme Süreçlerine Darbe: Özellikle Suudi Arabistan gibi ülkelerin İsrail ile normalleşme adımları atma ihtimali varken, Hamaney’in bu yöndeki sert eleştirileri, bu süreçleri daha da zorlaştırabilir.
Kısacası, Hamaney’in sözleri, Gazze’deki çatışmanın sadece Filistin-İsrail meselesi olmaktan çıkıp, tüm bölgeyi etkileyen geniş bir jeopolitik mücadele olduğunun altını bir kez daha çiziyor.
Hamaney’in Açıklamaları Kafaları Karıştırdı ve Gerilimi Yükseltti mi?
Evet, Ayetullah Ali Hamaney’in en son açıklamaları, İran’ın Gazze krizindeki tutumuna dair önceki kafa karışıklıklarını gidermiş, ancak aynı zamanda bölgedeki gerilimi önemli ölçüde yükseltmiştir. Filistin direnişine tam desteğini netleştirmesi ve İsrail’i “soykırım” ile suçlaması, İran’ın bu konudaki keskin ve değişmez duruşunu bir kez daha ortaya koyarak tansiyonu artırmıştır.
